Eski yunancada sanat ne demek ?

Onur

Yeni Üye
Eski Yunancada Sanat Ne Demek? "Sanat"ı Yunanlılar Nasıl Anlatmış?

Merhaba forumdaşlar!

Bugün sizi, biraz gülümsemeye, biraz eğlenmeye ve biraz da tarih kitaplarına göz atmaya davet ediyorum. Belki de birçoğumuz, eski Yunanlıların hep ciddi ve filozof bir havası olduğunu düşünürüz. Fakat işin aslı hiç de öyle değil! Eski Yunanlılar, hem ciddi felsefeler yapıp hem de "sanat"ı nasıl tanımlamışlar, gelin birlikte bakalım! Hazır mısınız? Çünkü eski Yunanca'da sanat demek, bugün düşündüğümüzden çok daha farklı ve bir o kadar da ilginç bir şey!

Eski Yunanca'da Sanat Nedir?

Sanat, aslında Eski Yunanca'da tek bir kelimeyle tanımlanıyordu: "Techne" (τεχνη). Evet, yanlış duymadınız, sanat, bir tür "beceri" olarak tanımlanıyordu. Ama "sanat" demek, "bunu estetik açıdan yapıyorum" demek değil, tamamen ustalıkla yapılması gereken bir şey demekti. Yani, Eski Yunan'da sanat demek, basit bir resim yapmaktan daha fazlasıydı; bir marangozun tahta ile dansı gibi, bir heykeltıraşın mermeri oyması gibi bir şeydi. Techne, "yapma" yeteneğiydi, hem fiziksel hem de zihinsel bir beceriydi. Eğer bunu düşünürsek, aslında Yunanlılar da, bugün kullandığımız anlamda sanat diye tanımladığımız şeyin temellerini atarken bayağı ciddi işler yapmış!

Peki, bunu biraz daha açalım. Eski Yunan'da sanatçı dediğimiz kişiler sadece resim yapan ya da şarkı söyleyen insanlar değildi. Evet, hepsi çok yetenekliydi, ama aynı zamanda oldukça "işkolik" insanlardı. Yani bugün mimarlık ya da heykeltıraşlık dediğimiz şeyler, o dönemde techne olarak kabul ediliyordu. Demek ki o zamanlar, sanat sadece gözümüzü okşayan bir şey değil, aynı zamanda beceri gerektiren bir işti. Hatta öyle ki, eski Yunan'da bir marangoz ya da bir heykeltıraş, resim yapan bir sanatçıyı bile sanatçı saymıyordu. O zamanlar, işleri sadece “güzel yapmak” değil, “mükemmel bir şekilde yapabilmek”ti. Hadi, Yunanlılara burada biraz hak verelim, hepimiz evde bir şeyler yaparken, “Ah! Şu duvarı boyasam da böyle mükemmel olsa!” demiyor muyuz?

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: Sanat, Teknik ve Sonuç!

Tabii, erkeklerin bakış açısına gelirsek, işler biraz daha stratejik bir hale bürünüyor. Sanat, tıpkı bir proje gibi düşünülmüş, adeta bir problemi çözme ve sonuca ulaşma aracı gibi ele alınmış. "Techne"yi anlamak, sanki bir mühendislik projesi gibi: Bir tasarımı ortaya çıkarmak, materyali doğru kullanmak, sonunda da amacına ulaşmak. Bunu bir erkek düşünme tarzı gibi de ele alabiliriz; her şeyin bir amacı ve sonu vardır! Aslında Yunanlıların bakış açısında, sanat, bir amaca hizmet etmek, dünyayı anlamak ve ona katkıda bulunmak için yapılır.

Mesela, heykeltıraşlık öylece şekil vermek değil, o malzemeyi doğru şekilde kullanarak doğru sonuçlara ulaşmak demekti. Bir heykelci, o taşın içinde gizli bir formu bulmalı, ona şekil vermeliydi. Bunu tamamen bir problem çözme süreci olarak görebiliriz. Yani bir sanatçı sadece göz alıcı işler yapmaz, aynı zamanda bir iş stratejisi geliştirir. Hatta belki de "techne" kelimesi, bir anlamda "strateji"yi de çağrıştırıyor, değil mi?

Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Yaklaşımı: Sanat, İnsan ve Duygular!

Peki ya kadınların bakış açısı? Sanatı sadece bir beceri olarak görmek yerine, onlara göre sanat, insanlarla ilişki kurma ve duygularını ifade etme aracıdır. Eski Yunan'da sanat, yalnızca işlevsel bir yetenek değil, aynı zamanda insanları bir araya getiren ve duygusal bağlar kuran bir şeydi. Techne, estetik değerin yanı sıra, toplumsal bağları güçlendirmek için de bir araç olarak görülüyordu. Bir kadın olarak, bir sanatçının yaptığı işin sadece teknik boyutuna bakmakla kalmaz, aynı zamanda bu sanatın *insanlara nasıl hissettirdiği*ni de önemseriz. Sanat, sadece yapılmış bir şey değil, *bir deneyim*dir, *bir his*tir.

Yunanlılar, sanatın toplumdaki iletişimsel rolüne çok fazla önem verirlerdi. O dönemde sanatı yaratırken, bir topluluk duygusu yaratmaya da dikkat ederlerdi. Zaten, kadınlar olarak biz de pek çok kez sanatla kendimizi ifade ederken, bir duygu aktarımı yaptığımızı düşünürüz. Bu da Yunan sanatçıların, görsel sanatları veya sözlü sanatı hem güzel hem de anlamlı bir şekilde kullandıkları anlamına gelir.

Mizahi Bir Dokunuş: Yunanlılar Sanat Konusunda Bugün Ne Düşünürdü?

Şimdi gelin biraz eğlenceli bir yere geçelim! Eski Yunanlılar bugün yaşasalar, Instagram'da sanat yapıyorlar mı dersiniz? Her gün "techne"lerini paylaşıp, "Günlük sanat rutini: Taş oymacılığı ve heykel yapma teknikleri 🤔 #YunanSanatı #TechneMaster" diye bir şeyler yazarlar mıydı? Bunu düşünmek gerçekten eğlenceli!

Ya da bir sanat galerisi açıp, Platon ile birlikte bir tartışma başlatırlardı: "Bunun gerçekten sanat olup olmadığı hakkında ne düşünüyorsun?" "Evet, bence bu taş bence daha estetik, biraz daha fazla techne ekleyeceğim!" diye.

Sonuçta, Yunanlılar sanatın her yönünü anlamışlar; hem çok ciddi hem de bir o kadar eğlenceli bir şekilde. Techne, bir beceri*ydi, ama sadece beceriden ibaret değildi. Onlar için sanat, hem *toplumu birleştiren hem de bireysel olarak kendini ifade eden bir araçtı.

Sonuçta: Eski Yunanca Sanat Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

Eski Yunanca'da sanatın tanımını yaparken, aslında biz de biraz bugünün sanat anlayışını tartışmış olduk. Techne, hem bir beceri hem de bir toplumsal bağ kurma aracıydı. Ama sizce günümüz sanat dünyasında bu tanım ne kadar geçerli? Sanat gerçekten sadece bir beceri mi, yoksa toplumsal bir ifade aracı mı? Yoksa ikisi birden mi?

Hadi, gelin biraz sohbet edelim! Sizce sanat, Eski Yunanlılar'ın bakış açısıyla daha mı derindi, yoksa günümüz sanat dünyasında farklı bir anlam mı taşıyor? Yorumlarınızı bekliyorum, bu eğlenceli sohbeti birlikte büyütelim!
 
Üst