Pasta hangi ülkenindir ?

Zeynep

Yeni Üye
Pasta Hangi Ülkenindir? İlk Bakışta Kolay, Tarihte Zor Bir Soru

Pasta denildiğinde benim aklıma ilk olarak İtalya geliyor. Bir restoranda menüye baktığımda spaghetti, penne, ravioli ya da tagliatelle isimlerini görmek bende doğrudan İtalyan mutfağı çağrışımı yapıyor. Fakat bu konu hakkında biraz araştırınca, “Pasta İtalyan mıdır?” sorusunun düşündüğüm kadar basit olmadığını fark ettim. Özellikle internette sürekli karşıma çıkan “Marco Polo Çin’den İtalya’ya pastayı getirdi” anlatısı, başlangıçta kulağa oldukça mantıklı geliyor. Sonuçta Çin’in çok eski bir erişte kültürü var ve İtalya da makarnasıyla dünyaca ünlü.

Fakat tarih, kulağa hoş gelen hikâyelerden biraz daha karmaşık.

Bugün güvenilir kaynaklara baktığımızda, “pastayı tek bir ülke icat etti” demek yerine farklı toplumların hamurdan, undan ve tahıllardan benzer yiyecekler geliştirdiğini; buna karşılık modern anlamdaki kuru makarnanın ve onun kültürel kimliğinin İtalya’da olağanüstü biçimde geliştiğini söylemek daha doğru görünüyor. Dolayısıyla benim vardığım sonuç şu: Pasta bugün açık biçimde İtalyan mutfağının temel unsurlarından biridir; ancak makarnanın bütün tarihini yalnızca İtalya’ya veya yalnızca Çin’e bağlamak tarihsel açıdan fazla basitleştirici olur.

“Marco Polo Çin’den Makarnayı Getirdi” İddiası Gerçek mi?

Önce en yaygın efsaneden başlayalım. Marco Polo’nun 13. yüzyılın sonunda Çin’den dönerken yanında makarna getirdiği ve İtalya’daki makarna kültürünün böyle başladığı anlatısı oldukça popüler. Ancak tarihsel kanıtlar bu hikâyeyi desteklemiyor.

National Geographic, Marco Polo anlatısındaki “ağaçtan elde edilen makarna benzeri yiyecek” bölümünün yanlış yorumlandığını belirtiyor. Polo’nun sözünü ettiği şeyin büyük ihtimalle sago palmiyesinden elde edilen nişastalı bir yiyecek olduğu, bunun İtalyan makarnasıyla karıştırıldığı ifade ediliyor. Daha önemlisi, Polo Çin’e gitmeden önce İtalya’da makarna benzeri yiyeceklere ilişkin kayıtlar zaten bulunuyordu.

Bu noktada bence önemli bir tarihçilik dersi var: Bir hikâyenin çok fazla tekrarlanması, onu otomatik olarak gerçek yapmıyor.

Hatta Oxford Companion to Food'da yer alan Alan Davidson'ın değerlendirmesi, Marco Polo efsanesinin 20. yüzyılda yayılan bir anlatıyla güçlendiğine dikkat çekiyor. Hikâyenin kökeninde Macaroni Journal çevresinde yayımlanan reklam niteliğindeki mizahi bir anlatının etkili olduğu belirtiliyor. Yani bugün ciddi bir tarihsel gerçek gibi anlatılan “Marco Polo makarnayı Çin’den getirdi” hikâyesinin arkasında sanıldığı kadar sağlam bir tarihsel temel yok.

Peki Çin’in Rolü Nedir?

Burada diğer uçtaki hataya da düşmemek gerekiyor. Marco Polo efsanesi yanlış diye Çin’in erişte tarihini görmezden gelmek de doğru olmaz.

Çin’de erişte ve benzeri yiyeceklerin çok eski bir geçmişi bulunuyor. National Geographic, Çin’de yaklaşık 4.000 yıllık bir erişte bulgusundan söz ediyor. Bu bulgu, farklı toplumlarda hamurdan uzun veya şekillendirilmiş yiyeceklerin çok eski dönemlerde ortaya çıktığını gösteriyor.

Fakat burada “erişte” ile “İtalyan makarnası” arasındaki farkı korumak gerekiyor.

Her unlu hamur ürününün aynı yiyecek olduğunu varsayarsak ekmek, erişte, mantı, makarna ve pek çok başka yiyeceği tek bir kategoriye sokabiliriz. Oysa gastronomik tarih açısından kullanılan tahıl, hamurun yapısı, üretim yöntemi, kurutma tekniği, pişirme biçimi ve kültürel kullanım biçimi önemlidir.

Bu nedenle Çin’in çok eski erişte kültürünün bulunması, otomatik olarak “İtalyan makarnası Çin’den geldi” anlamına gelmez.

Aynı şekilde İtalya’da eski dönemlerde hamurdan yiyeceklerin bulunması da “makarnayı kesinlikle yalnızca İtalyanlar icat etti” sonucuna tek başına götürmez.

İtalya’nın Asıl Gücü Nerede Ortaya Çıkıyor?

Bence meselenin en ilginç tarafı tam burada başlıyor.

İtalya’nın makarna tarihindeki gücü, yalnızca “ilk olmak” iddiasında değil, makarnayı zaman içerisinde kapsamlı bir gastronomik kültüre dönüştürmesinde yatıyor.

National Geographic’in pasta tarihine ilişkin araştırmasında, Sicilya’da 12. yüzyılda makarna üretimine dair önemli bir kayıt bulunuyor. Arap coğrafyacı el-İdrisi, 1154 civarında Sicilya’daki Trabia bölgesinde üretilen ve başka bölgelere gönderilen bir makarna türünden söz ediyor. Bu ayrıntı son derece önemli, çünkü burada yalnızca evde hazırlanan bir hamur yemeğinden değil, üretim ve ticaret boyutu olan bir üründen bahsediyoruz.

Bu da bana göre “pasta hangi ülkenindir?” sorusunu “kim ilk yaptı?” sorusundan “hangi toplum onu bugünkü anlamıyla şekillendirdi?” sorusuna çevirmemiz gerektiğini gösteriyor.

İtalya’da zaman içerisinde yüzlerce farklı makarna biçiminin ortaya çıkması da bunun göstergesi. Spaghetti, penne, fusilli, ravioli, tortellini, lasagne ve daha birçok çeşit yalnızca şekil farklılığından ibaret değil. Bunların her biri belirli bölgeler, soslar, pişirme yöntemleri ve toplumsal alışkanlıklarla bağlantılı.

İtalya’nın makarnayı sahiplenmesi bu açıdan yalnızca milliyetçi bir iddia olarak değerlendirilemez. Gerçekten de makarna, İtalyan mutfağının tarihsel gelişiminde merkezi bir konuma ulaşmıştır.

Arap Dünyasının Etkisi Neden Önemli?

Konunun genellikle ihmal edilen taraflarından biri de Arap ve Akdeniz dünyasının etkisi.

Makarnanın tarihini yalnızca “Çin → Marco Polo → İtalya” şeklinde anlatmak, Orta Çağ Akdeniz ticaretinin önemini fazlasıyla küçümsüyor. Sicilya, tarih boyunca farklı kültürlerin kesiştiği bir bölgeydi. Arap egemenliği döneminde tarım, ticaret ve gıda üretiminde önemli değişimler yaşandı.

Burada özellikle kuru makarnanın avantajını düşünmek gerekiyor. Taze hamur kısa sürede tüketilmek zorundayken kurutulmuş makarna daha uzun süre saklanabiliyor ve taşınabiliyor. Bu durum onu ticari açıdan çok değerli bir yiyeceğe dönüştürmüş olabilir.

El-İdrisi'nin 12. yüzyıldaki Sicilya kayıtları bu açıdan güçlü bir tarihsel ipucu sunuyor.

Dolayısıyla makarna tarihini tek bir “dâhinin icadı” olarak görmek yerine, Akdeniz'deki ticaret yollarının, tahıl üretiminin, kurutma tekniklerinin ve farklı kültürlerin birbirleriyle etkileşiminin sonucu olarak değerlendirmek çok daha ikna edici.
 
Üst